Hipnoz Genel Bakış

Anksiyete ve ağrıyı zihinsel aktiviteyle değiştiren ve yukarıdan aşağıya bir müdahale olarak kabul edilen hipnozun geçmişi, Mesmer’e kadar dayanmaktadır. Çok eskilerde, Antik Yunan döneminde Asclepius’a adanmış uyku tapınaklarında kullanılan ağrısız tedavi ve ameliyatlar da, hipnozun öncülleri olarak kabul edilebilir. Ancak hipnozun bilimsel araştırma ve klinik çalışma alanındaki geçmişi ise yaklaşık 220 yıllıktır (Nash ve Barnier, 2015). “Hipnoz” sözcüğü, 1843 yılında İngiltere Manchester’da çalışan İskoç hekim-cerrah James Braid tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Dr. Brad, hipnotize edilmiş hastalarda diş çekimi de dahil olmak üzere çok sayıda cerrahi işlem gerçekleştirmiştir (Simons, Pootter ve Temple, 2007). Hipnoz teriminin kendisi aslında yanlış bir tanımlamadır,zira hipnotik durumun uykuyla herhangi bir ilgisi yoktur (Nash ve Barnier, 2015). Dave Elman’a göre hipnoz, bireyin eleştirel yeteneğinin sekteye uğradığı ve seçici düşüncenin kurulduğu zihin durumudur (Elman, 1964). Bir başka kaynak,hipnozu,”hipnotist olarak adlandırılan kişinin; algı,hafıza ve hareketlerde değişimler erektirten hayali deneyimler yaşatmak için;denek olarak adlandırılan diğer bir kişiye telkinler verdiği bir süreçtir,” olarak tanımlamaktadır (Nash ve Barnier, 2015). Her iki tanımda da yer alan hipnoz uygulayan ve hipnoz edilen bireyin varlığı sürecin bir iletişim ve etkileşim süreci olduğunu açıkça göstermektedir. Bu duruma göre hipnozun, farklı boyutlarda işleyen bir iletişim süreci olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Hastanın iyi hazırlanması ,hipnoz seansı sonunda elde edilecek başarı seviyesini büyük ölçüde artıracaktır. Hastanın hazırlanması;kişide beklenti oluşturma, hipnozla ilgili olarak hayal gücünün uyarılması, korkularının saptanması, bunların giderilmesi, hipnoz konusunda bilgilendirme yapılması, yanlış bilgi ve inançların doğrularıyla değiştirilmesi için eğitilmesi, telkin edilebilirlik açısından değerlendirilmesi ve iyi bir terapötik ilişkinin kurulması gibi aşamaları içerir (Butler ve Arslan, 2009). Hipnoz seansının başarısı; hipnoz uygulayıcı ve hasta arasında kurulan terapötik ilişkinin sağlamlığı, oluşturulan hipnozun derinliği, verilen telkinlerin bilinç dışının çalışma prensiplerine uygun, basit, pozitif, inandırıcı, detaylı, tekrarlı, potansiyeli ortaya koyarken sonuçları vurgulayan, hayal gücünü uyaran olması, bireye özel hazırlanmasıyla yakından ilişkilidir (Butler ve Arslan, 2009).

DRAVA Klinik Ankara Akupunktur Merkezi Uzm. Dr. Ahmet Volkan Arpacı 0 (554) 173 93 83