Bizimle İletişime geçmek için HEMEN RANDEVU FORMUNU DOLDURUN
Hizmet Saatleri
  • Pazartesi - Cuma 11:00 - 19:00
  • Cumartesi 11:00 - 19:00
  • Randevu Telefon 0 (532) 301 59 40
Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin.
Akupunktur ile Zayıflama

Akupunktur ile Zayıflama

Akupunktur (Akupunktur , acupunkture) vücut yüzeyindeki bazı noktaların iğlenmesi ile vücudun kendi eczanesini kullanarak , organları hastalıklarından koruyan 150 civarı hastalığa etkin olarak tedavi eden bir tıbbi tedavi şeklidir.

1-Doğu tıbbının farklı muayene usulleri ile kapsamlı bir muayene olacaksınız

2-Aşırı Kilonuzun sebebi olan problemin tanısı konulacak

3- 12 seanslık Akupunktur uygulamasına başlayacağız.

4-Tüm vücudunuz ve Kulakta bulunan belli noktalara çok ince iğneler batırarak tüm vücut sistemlerinizi uyaracağız.

5-Kilo almanıza sebep olan düzensizlikler  için vücudunuz savaşmaya başlayacak

6- Bu savaşta siz de vücudunuzu yanlız bırakmayacaksınız. Dengeli bir diyet ve egzersiz programı sizi bekliyor.

7-Bu programı uygularken Akupunktur,  tahmininizden daha çok yardımcınız olacak.

8-Aşağıdaki etki mekanizmalarını okuyun lütfen.

Mucizeler sizinle olsun….

Mezoterapi Nedir?

Cildimiz , derimiz vücudumuzun en büyük organıdır. Tüm vücudumuzu sarar sarmalar ve korur. Bu organ kendi içerisinde de en dış katman , orta katman ve iç katmanlar olarak 3 katmana ayrılır. Dış katman daha serttir. Bu katman dışarıdan mikropların , virüslerin girmesini, diğer kimyasal maddeleri içeriye almayıp istediğini içeriye alacak bir yapıdan oluşmaktadır. Cildiimizin canlılığını , yenilenmesi, gençliğini ve tazeliğini sağlayan iç ve orta katmanlardır. En dipten yeni hücreler doğdukça bir üst katmana geçer. Bu üst katmanda gerekli gelişimleri sağladıktan sonra cildimize kadar ilerlerler.

Karşı taraftan gördüğümüz cildin yapısı bu hücrelerin oluşturduğu bir yapıdır. Mezoderme yani bu orta katmana yapılan işlemler Mezoterapi olarak adlandırılmaktadır. Eğer bir cildin daha canlı daha park veya daha genç görünmesini istiyorsanız dışarıdan kullandığınız ürünlerden ziyade cildin orta tabakasına vermiş olduğunuz mineral, protein ve burası için geliştirilmiş ürünler çok daha fazla etkili olacaktır. Cildinizin daha fazla nemlenmesini , canlı görünmesini ve uzun süre dayanmasını sağlamaktadır. Mezoterapi de çok küçük minimal cilt iğneleri kullanılarak içerisinde proteinler elementler ,mineraller bulunan geliştirilmiş ürünleri cildin alt tabakasına uyguluyoruz. Cildin alt tabakasına verilen bu ürünler tüm cilde yayılarak gerek altta gerek yukarıda çok daha büyük bir canlılık parlaklık ve esneklik sağlamaktadır.

Aylin Hanım
Aylin Hanım
Ozon Tedavisi Nedir ?

Ozon Tedavisi Nedir ?

Ozonlama ise, yaklaşık yüz yıldır bilinen bir teknoloji olmasına rağmen kıymeti daha yeni anlaşılmaktadır.

Serbest radikaller kanser, damar tıkanıklığı, Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı ve diğer pek çok hastalık ile bağlantılıdır. Serbest radikallerin ayrıca, yaşlanmayla da bağlantısı vardır.

Serbest radikalleri meydana getiren maddeler yediğimiz yiyeceklerde, aldığımız ilaçlarda soluduğumuz havada ve içtiğimiz sularda bulunabilir. Bunlar arasında kızarmış gıdalar, alkol, sigara, böcek ilaçları ve havayı kirleten maddeler de bulunur.

Serbest radikaller aynı zamanda metabolizma gibi kimyasal süreçlerin doğal yan ürünleridir.; Serbest radikalleri, hücredeki çeşitli kimyasal tepkimeler sonucu açığa çıkan atıklar olarak da tanımlayabiliriz.. Üretildiklerinde, vücuttaki hücrelere zarar verirler

Ozon gazı ile bu rahatsızlıklara neden olan “Serbest Radikal”lerden kurtulabilmek mümkündür. Bu sayede daha sağlıklı ve güçlü bir bedene kavuşmak mümkün olur.

Sık Sorulan Sorular
  • Tümü
  • Akupunktur
  • Mezoterapi
  • Ozon Tedavisi
  • Hipnoz
Sık Sorulan Sorular
Mezoterapi’nin Yan Etkileri Var mıdır?

Mezoterapi çok kılcal iğnelerle bile olsa cilt altına bir uygulamayı gerektirir. Bu ürünler cilt altına çok minik bir dozda verildikten sonra ister istemez en dış katmanda belli bir hasar oluşturduğumuz için yani iğneyle içeriye doğru bir giriş yaptığımız için çok minimal kızarıklıklar , çok minimal morluklar , çok minimal ağrılar uyandırabilmektedir. Bu agrılar , morluklar , kızarıklıklar diye bahsettiğimiz uyan etkiler yaklaşık 24 saat içerisinde kaybolmaktadır. Cildi alerjik bölgesine , alerjik yapısına bağlı olmakla üzere 24 ila 48 arasında herhangi bir iz herhangi bir morluk kalmayacağını tahmin ediyoruz.

Psikolojik Rahatsızlık Tedavilerde Etkisi Varmıdır ?

Depresyon Nedir?   Depresyon ,  Ruhsal Çökkünlük ;  Mutsuzsunuz,  Hayatta hiçbir şeyden zevk alamıyorsunuz, Tüm dünya size karşı, Kendinizi değersiz görüyorsunuz, Heryer karanlık ve çıkış için bir ışık bulamıyorsunuz, Uyku düzeniniz giderek bozulmuş, isteksizlik diz boyu…. Siz depresyon dasınız. Bu bir Hastalık ve bu hastalığın bir sonu ve birçok çözümü var. Akupunktur bu çözümlerden birisi.

Eklem Rahatsızlıklarda Ozon Tedavisi kullanılabilir mi?

Tüm eklem rahatsızlıklarında da ozon gazı kullanılabilmektedir. Ozon gazının oluşturduğu kimyasal tepkime ve içerdiği yüksek düzeydeki oksijen eklem içerisine girdiğimizde el eklemi , dirsek eklemi , ayak bileği ,diz bu eklemler de eskimiş yıpranmış ve eklem içerisinde oluşmuş olan kıkırdaksal problemlerde çok ciddi iyileşmelere ve rahatlamalara neden olmaktadır. Bu uygulamalar tek bir sefer yapılabildiği gibi bir kaç seans şeklinde de yapılabilir ve hastalığın cinsine göre eklemdeki dejenarasyonun tipine göre seans sayısı ve uygulama miktarı karar verilmekte ve uygulanmaktadır.

Ozon Tedavisinin Uygulanışı

Medikal Ozon  tedavisi için, kişiden alınan bir miktar kan Ozon gazı ile birleştirilerek, kanın ozona doyması sağlandıktan sonra, kanın tekrar kişiye verilmesi ile , ayrıca ozonun, hastalıklı bölgeye doğrudan uygulanması ile tedavi uygulanabilmektedir.

Hipnoz Tedavisi Kimlere ve Nasıl Uygulanır

7 yaşın üstündeki herkese hipnoz tedavisi uygulanabilmektedir. Hipnoz için sadece boş bir zamana en az 1 saatlik bir süreye ihtiyacımız var. Rahat , huzur dolu bir ortamda genelde sessiz birazcık daha loş bir ortamda uzanarak veya oturarak rahat bir pozisyonda telkin eden kişinin sözlerini rahat dinleyeceği bir pozisyonda hastamızı seansa alırız. Bu seans süresince kişi uyanıklık ile uyku arasında kalır. Telkin veren kişinin telkinlerini can kulağıyla bütün varlığıyla dinler , benimsemeye ve algılamaya çalışır. Hipnoz tam bir uyku hali değildir. Hipnoza gelen hastamız tam anlamıyla bilinci tamamen kaybolmuş bir şekilde uyumuş ve bizim her söylediğimizi yapar bir hale gelmiş demek değildir. Kişi eğer kendi ahlaki veya vicdani herhangi bir değeri karşısında olan bir emri hiç bir zaman yerine getirmez ve uygulamaz.

Kimler Hipnoz Tedavisi Uygulayabilir?

Hipnoz psikiyatri alanında eğitim görmüş ülkemiz yasalarına göre psikolok , psikiyatrist , doktor diş hekimi olan meslek gruplarında uygulanabilmektedir. Herkes hipnoz uygulayamaz ve hipnoz uygulamanın getirdiği bazı sorumluluklar ve sakıncalar olabilir. Konu hakkında bilgisi olmayan kişilerin hipnoz uygulamaya çalışmaları daha farklı psikiyatrik problemlere neden olabilmektedir. Bu nedenle ehil olan bu konuda eğitim almış bu konunun profesyonelleri tarafından yapılmalıdır.

Hipnoz nerelerde / hangi hastalıklarda kullanılabilir?

Genel Tıpda:

Ağrıyı ortadan kaldırmak için (migren ve gerilim tipi baş ağrıları, kronik fiziksel ağrılı hastalıklar, trigeminal nevralji, ağrısız doğum, kanser ağrılarında), hipnoanestezi ile cerrahi
girişimlerde (ameliyatlar, diş çekimi ve diş eti rezeksiyonlarında), psikosomatik hastalıklarda (astım,
esansiyel hipertansiyon, psöriazis, ülser, ülseratif kolit, irritabl kolon, siğil tedavisinde),
Psikiyatride:

Tik, kekemelik, enüresis noktürna (gece işemeleri), trikotilomani, yeme bozuklukları, obezite, psikojenik ağrı bozukluğu, konversiyon bozukluğu, cinsel işlev bozuklukları, sigara bağımlılığı, dissosiyatif bozukluklar, fobiler, panik bozukluğu, agorafobi, sosyal fobi, sınav kaygısı, travma sonrası stres bozukluğu…
Hipnoterapistlik bir uzmanlık mıdır?
“Hipnoterapistlik” adı verilmiş olan akademik bir uzmanlık alanı veya unvanı yoktur. Hipnoz yapmayı bilmek veya uygulamak bir kişiye hipnoterapist unvanını kazandırmaz. Asıl olan, hipnoz yapan  hekimin tıp fakültesini bitirdikten sonra ihtisas eğitimini alarak hak kazandığı (kadın-doğum, cilt hastalıkları, iç hastalıkları, psikiyatri gibi) uzmanlıktır. Hipnoz ise, bu kişilerin kendi uzmanlık alanı
içindeki hastalıkları tedavi etmek için gerekli olduğu zamanlarda kullandıkları bir “tedavi aracı” ve bir tekniktir.

Hipnozla geçmiş hayatlara veya geleceğe gitmek mümkün müdür?

Kesinlikle hayır! Maâlesef en çok kötüye kullanılan sahalardan biri de budur. Belki kişinin kendi hayatındaki bazı bilinçdışına bastırılmış rahatsızlık verici hatıraları ortaya çıkarmakta kullanılabilirse
de, bu çok özel ve kesinlikle uzmanlarca uygulanabilecek bir tekniktir. Önceki hayatlara ve hele geleceğe gitmek mümkün olsaydı, herkes Toto, Loto, Altılı Ganyan ve aklınıza gelebilecek her şeyi görüp zamanın akışını değiştirirdi! Böyle vaatlerle yaklaşan birin kesinlikle şarlatan veya kendisi psikiyatrik hasta olan birisi olduğunu düşünebilirsiniz.

Hipnoz nasıl oluşur? Hipnoza girmenin temel koşulları nelerdir?

Hipnozun oluşmasında üç temel unsur vardır: Gönüllülük, konsantrasyon ve hayal gücü. Hipnoza başlanırken, kişi önce hipnoza girme konusunda gönüllü ve istekli olmalıdır. Gönüllü ve istekli olan kişi, hekimin kendisine söylediği (hipnoza giriş için verdiği) telkin cümlesine tüm dikkatini verir, yoğunlaşır. Sonra da söylenen telkinin içeriğini hayal ederek gerçekleştirir. Buradan da anlaşılabileceği gibi bir kişinin hipnoza girebilmesi için gönüllü olması, konsantrasyonunun ve hayal gücünün yeterli olması zorunludur. Veya bir başka deyişle isteksiz, gönülsüz olanlar ya da konsantrasyonu ve hayal gücü yetersiz olanlar hipnoza giremezler.

Hipnozdan “uyanamamak” mümkün müdür?

Hipnoz bir uyku olmadığı için, uyanamamak diye bir şey olamaz. Hipnoz yapan hekim, terapi sonunda kişiye hipnozdan çıkacağı telkinini verdiği zaman kişi hipnozdan çıkarak gözlerini açar.

Hipnoza giren bir kişi istemediği hâlde sırlarını açıklar mı?

Hipnozdaki kişinin bilinçli kontrolü ortadan kalkmadığı için istemediği sürece hiçbir sırrını söylemez, özel bilgileri vermez. Hipnozdaki kişi ancak, söyleyeceği şeylerin kendisi için (örneğin hastalığının tedavisinde işe yarayacağı şeklinde) yararlı olacağına inanır ve hipnoz yapan kişiye güvenirse sorulan sorulara yanıtlar verir.

Hipnozdaki kişi hipnoz yapanın tüm söylediklerini olduğu gibi kabul eder ve aynen uygular mı?

Hayır!Hipnoz sırasında kişinin bilinçli kontrolü ortadan kalkmaz. Hipnoz yapan kişinin söylediği her şeyi duyar, anlar, hatta yargılar. Yapması istenilen şey kişinin sosyal ve ahlâki değerlerine uygun değil ise kabul etmez, uygulamaz. Israr edilirse kişi hipnozdan çıkar.

Bir kişi, isteği dışında zorla ya da farkında olmaksızın hipnoza sokulabilir mi?

Hayır! Bu mümkün değildir. Hipnoz kişinin gönüllü isteği ve katılımıyla gerçekleştirilen bir trans hâlidir. Hipnoz yapan kişi, hipnoza girmeyi gönüllü olarak kabul eden kişiye hipnoza girmesini sağlayacak bazı telkinler verir. Kişi bu telkinleri uygulayarak hipnoza girer. Hipnoza girmek istemeyen bir kişi kendisine söylenen telkinleri gerçekleştirmeyi reddedeceği için hipnoza girmez

Hipnoz bir uyku mudur?

Hipnoz kesinlikle bir uyku hâli değildir. Dışarıdan bakıldığında, hipnozdaki kişi sanki derin ve huzurlu bir uykudaymış gibi görünür. Aynı yanlış gözlemi yapan İskoç Doktor James Braid 1840 yılında bu trans hâline, Eski Yunan’daki uyku tanrısı Hypnosis’tenesinlenerek hipnoz adını vermiştir. Çok kısa bir süre sonra bizzat Dr. Braid bu trans hâlinin uyku olmadığını fark etmiş ve hipnoz adının uygun olmadığını açıklamış olmasına karşın, bu yerleşmiş olduğu için hipnoz adının kullanımı devam edegelmiştir

Psikolojik Rahatsızlık Tedavilerde Etkisi Varmıdır ?

Depresyon Nedir?   Depresyon ,  Ruhsal Çökkünlük ;  Mutsuzsunuz,  Hayatta hiçbir şeyden zevk alamıyorsunuz, Tüm dünya size karşı, Kendinizi değersiz görüyorsunuz, Heryer karanlık ve çıkış için bir ışık bulamıyorsunuz, Uyku düzeniniz giderek bozulmuş, isteksizlik diz boyu…. Siz depresyon dasınız. Bu bir Hastalık ve bu hastalığın bir sonu ve birçok çözümü var. Akupunktur bu çözümlerden birisi.

Mezoterapi’nin Yan Etkileri Var mıdır?

Mezoterapi çok kılcal iğnelerle bile olsa cilt altına bir uygulamayı gerektirir. Bu ürünler cilt altına çok minik bir dozda verildikten sonra ister istemez en dış katmanda belli bir hasar oluşturduğumuz için yani iğneyle içeriye doğru bir giriş yaptığımız için çok minimal kızarıklıklar , çok minimal morluklar , çok minimal ağrılar uyandırabilmektedir. Bu agrılar , morluklar , kızarıklıklar diye bahsettiğimiz uyan etkiler yaklaşık 24 saat içerisinde kaybolmaktadır. Cildi alerjik bölgesine , alerjik yapısına bağlı olmakla üzere 24 ila 48 arasında herhangi bir iz herhangi bir morluk kalmayacağını tahmin ediyoruz.

Eklem Rahatsızlıklarda Ozon Tedavisi kullanılabilir mi?

Tüm eklem rahatsızlıklarında da ozon gazı kullanılabilmektedir. Ozon gazının oluşturduğu kimyasal tepkime ve içerdiği yüksek düzeydeki oksijen eklem içerisine girdiğimizde el eklemi , dirsek eklemi , ayak bileği ,diz bu eklemler de eskimiş yıpranmış ve eklem içerisinde oluşmuş olan kıkırdaksal problemlerde çok ciddi iyileşmelere ve rahatlamalara neden olmaktadır. Bu uygulamalar tek bir sefer yapılabildiği gibi bir kaç seans şeklinde de yapılabilir ve hastalığın cinsine göre eklemdeki dejenarasyonun tipine göre seans sayısı ve uygulama miktarı karar verilmekte ve uygulanmaktadır.

Ozon Tedavisinin Uygulanışı

Medikal Ozon  tedavisi için, kişiden alınan bir miktar kan Ozon gazı ile birleştirilerek, kanın ozona doyması sağlandıktan sonra, kanın tekrar kişiye verilmesi ile , ayrıca ozonun, hastalıklı bölgeye doğrudan uygulanması ile tedavi uygulanabilmektedir.

Hipnoz Tedavisi Kimlere ve Nasıl Uygulanır

7 yaşın üstündeki herkese hipnoz tedavisi uygulanabilmektedir. Hipnoz için sadece boş bir zamana en az 1 saatlik bir süreye ihtiyacımız var. Rahat , huzur dolu bir ortamda genelde sessiz birazcık daha loş bir ortamda uzanarak veya oturarak rahat bir pozisyonda telkin eden kişinin sözlerini rahat dinleyeceği bir pozisyonda hastamızı seansa alırız. Bu seans süresince kişi uyanıklık ile uyku arasında kalır. Telkin veren kişinin telkinlerini can kulağıyla bütün varlığıyla dinler , benimsemeye ve algılamaya çalışır. Hipnoz tam bir uyku hali değildir. Hipnoza gelen hastamız tam anlamıyla bilinci tamamen kaybolmuş bir şekilde uyumuş ve bizim her söylediğimizi yapar bir hale gelmiş demek değildir. Kişi eğer kendi ahlaki veya vicdani herhangi bir değeri karşısında olan bir emri hiç bir zaman yerine getirmez ve uygulamaz.

Kimler Hipnoz Tedavisi Uygulayabilir?

Hipnoz psikiyatri alanında eğitim görmüş ülkemiz yasalarına göre psikolok , psikiyatrist , doktor diş hekimi olan meslek gruplarında uygulanabilmektedir. Herkes hipnoz uygulayamaz ve hipnoz uygulamanın getirdiği bazı sorumluluklar ve sakıncalar olabilir. Konu hakkında bilgisi olmayan kişilerin hipnoz uygulamaya çalışmaları daha farklı psikiyatrik problemlere neden olabilmektedir. Bu nedenle ehil olan bu konuda eğitim almış bu konunun profesyonelleri tarafından yapılmalıdır.

Hipnoz nerelerde / hangi hastalıklarda kullanılabilir?

Genel Tıpda:

Ağrıyı ortadan kaldırmak için (migren ve gerilim tipi baş ağrıları, kronik fiziksel ağrılı hastalıklar, trigeminal nevralji, ağrısız doğum, kanser ağrılarında), hipnoanestezi ile cerrahi
girişimlerde (ameliyatlar, diş çekimi ve diş eti rezeksiyonlarında), psikosomatik hastalıklarda (astım,
esansiyel hipertansiyon, psöriazis, ülser, ülseratif kolit, irritabl kolon, siğil tedavisinde),
Psikiyatride:

Tik, kekemelik, enüresis noktürna (gece işemeleri), trikotilomani, yeme bozuklukları, obezite, psikojenik ağrı bozukluğu, konversiyon bozukluğu, cinsel işlev bozuklukları, sigara bağımlılığı, dissosiyatif bozukluklar, fobiler, panik bozukluğu, agorafobi, sosyal fobi, sınav kaygısı, travma sonrası stres bozukluğu…
Hipnoterapistlik bir uzmanlık mıdır?
“Hipnoterapistlik” adı verilmiş olan akademik bir uzmanlık alanı veya unvanı yoktur. Hipnoz yapmayı bilmek veya uygulamak bir kişiye hipnoterapist unvanını kazandırmaz. Asıl olan, hipnoz yapan  hekimin tıp fakültesini bitirdikten sonra ihtisas eğitimini alarak hak kazandığı (kadın-doğum, cilt hastalıkları, iç hastalıkları, psikiyatri gibi) uzmanlıktır. Hipnoz ise, bu kişilerin kendi uzmanlık alanı
içindeki hastalıkları tedavi etmek için gerekli olduğu zamanlarda kullandıkları bir “tedavi aracı” ve bir tekniktir.

Hipnozla geçmiş hayatlara veya geleceğe gitmek mümkün müdür?

Kesinlikle hayır! Maâlesef en çok kötüye kullanılan sahalardan biri de budur. Belki kişinin kendi hayatındaki bazı bilinçdışına bastırılmış rahatsızlık verici hatıraları ortaya çıkarmakta kullanılabilirse
de, bu çok özel ve kesinlikle uzmanlarca uygulanabilecek bir tekniktir. Önceki hayatlara ve hele geleceğe gitmek mümkün olsaydı, herkes Toto, Loto, Altılı Ganyan ve aklınıza gelebilecek her şeyi görüp zamanın akışını değiştirirdi! Böyle vaatlerle yaklaşan birin kesinlikle şarlatan veya kendisi psikiyatrik hasta olan birisi olduğunu düşünebilirsiniz.

Hipnoz nasıl oluşur? Hipnoza girmenin temel koşulları nelerdir?

Hipnozun oluşmasında üç temel unsur vardır: Gönüllülük, konsantrasyon ve hayal gücü. Hipnoza başlanırken, kişi önce hipnoza girme konusunda gönüllü ve istekli olmalıdır. Gönüllü ve istekli olan kişi, hekimin kendisine söylediği (hipnoza giriş için verdiği) telkin cümlesine tüm dikkatini verir, yoğunlaşır. Sonra da söylenen telkinin içeriğini hayal ederek gerçekleştirir. Buradan da anlaşılabileceği gibi bir kişinin hipnoza girebilmesi için gönüllü olması, konsantrasyonunun ve hayal gücünün yeterli olması zorunludur. Veya bir başka deyişle isteksiz, gönülsüz olanlar ya da konsantrasyonu ve hayal gücü yetersiz olanlar hipnoza giremezler.

Hipnozdan “uyanamamak” mümkün müdür?

Hipnoz bir uyku olmadığı için, uyanamamak diye bir şey olamaz. Hipnoz yapan hekim, terapi sonunda kişiye hipnozdan çıkacağı telkinini verdiği zaman kişi hipnozdan çıkarak gözlerini açar.

Hipnoza giren bir kişi istemediği hâlde sırlarını açıklar mı?

Hipnozdaki kişinin bilinçli kontrolü ortadan kalkmadığı için istemediği sürece hiçbir sırrını söylemez, özel bilgileri vermez. Hipnozdaki kişi ancak, söyleyeceği şeylerin kendisi için (örneğin hastalığının tedavisinde işe yarayacağı şeklinde) yararlı olacağına inanır ve hipnoz yapan kişiye güvenirse sorulan sorulara yanıtlar verir.

Hipnozdaki kişi hipnoz yapanın tüm söylediklerini olduğu gibi kabul eder ve aynen uygular mı?

Hayır!Hipnoz sırasında kişinin bilinçli kontrolü ortadan kalkmaz. Hipnoz yapan kişinin söylediği her şeyi duyar, anlar, hatta yargılar. Yapması istenilen şey kişinin sosyal ve ahlâki değerlerine uygun değil ise kabul etmez, uygulamaz. Israr edilirse kişi hipnozdan çıkar.

Bir kişi, isteği dışında zorla ya da farkında olmaksızın hipnoza sokulabilir mi?

Hayır! Bu mümkün değildir. Hipnoz kişinin gönüllü isteği ve katılımıyla gerçekleştirilen bir trans hâlidir. Hipnoz yapan kişi, hipnoza girmeyi gönüllü olarak kabul eden kişiye hipnoza girmesini sağlayacak bazı telkinler verir. Kişi bu telkinleri uygulayarak hipnoza girer. Hipnoza girmek istemeyen bir kişi kendisine söylenen telkinleri gerçekleştirmeyi reddedeceği için hipnoza girmez

Hipnoz bir uyku mudur?

Hipnoz kesinlikle bir uyku hâli değildir. Dışarıdan bakıldığında, hipnozdaki kişi sanki derin ve huzurlu bir uykudaymış gibi görünür. Aynı yanlış gözlemi yapan İskoç Doktor James Braid 1840 yılında bu trans hâline, Eski Yunan’daki uyku tanrısı Hypnosis’tenesinlenerek hipnoz adını vermiştir. Çok kısa bir süre sonra bizzat Dr. Braid bu trans hâlinin uyku olmadığını fark etmiş ve hipnoz adının uygun olmadığını açıklamış olmasına karşın, bu yerleşmiş olduğu için hipnoz adının kullanımı devam edegelmiştir

Blog
Hastalarımızın Yorumları
Ankara Akupunktur

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Randevu Alın